rakım buzsuz olsun
Oldu mu rakının yanında güzel bir beyaz peynir olacak. Yoksa içilmez bu meret. Kavunda gider, şalgamda, diğer mezelerde. Lakin çerez ve iki beyazın çarpışması yeter.
hooopp, hadi afiyet olsun
Hayat yaşadığın kadar güzeldir. Hurşittin®
Oldu mu rakının yanında güzel bir beyaz peynir olacak. Yoksa içilmez bu meret. Kavunda gider, şalgamda, diğer mezelerde. Lakin çerez ve iki beyazın çarpışması yeter.
Minnacıktı. Yazmak için ellerim gitti geldi. Ama beklemek istedim. Biraz daha toparlanmasını ve tepkiler vermesini. Maşallah ki güzel günlere geldik. İnşallah bundan sonrada böyle devam ederiz.
Yapmayı isteyipte yapamıyorsun ya. Seni bağlıyor ya hayatta bir sürü şey. Daha sinir bişey olamaz derken geldi ve bir çok halime şükrettirdi. Bel fıtığımdan bahsediyorum. Yıllarda sönmüş yanardağ gibi sessizce bekleyen, sonra keyif aldığım şeyleri yapmaya çalışırken hafif hafif homurdanmaya başlayan ve ardından da "aa yeter bunca suskunluk" dercesine patlayan fıtığım. Oysa seninle 12 senedir gül gibi yaşamıyormuyduk. İkimizde isteklerimize makul ölçülerde evet demiyormuyduk. Mutlu bir beraberlikti bizimkisi. Ama araya giren kıskançlık yada hassasiyet durumları bozdu bu ilişkiyi. Direk motosiklete bağlamak istemiyorum. Çünkü o olsa olsa yanardağın tepesindeki tozu süpürmüştür. Asıl olan tüm gün güneş altında olmayı bekleyen bir karpuz gibi bir koltuğa yapışmak, ondan dakikalarca, saatlerce kopamamak. Yemek tuvalet ihtiyacıda olmasa 10 saatlik bir oturma olacak bu. Önce kasların hamlıyor, kemiklerinin tutanacak dalı kalmıyor ve artık tamam çökme vakti geldi diyorlar herhalde. Tıbbi açıklaması başka olabilir ama aslında söylemek istedikleri budur herhalde "lomber lordozda protrüzyon" derken.

Herkeste bir güvensizlik ve bencillik var bugünlerde. Yardımlaşma ve dayanışma adına bişey kalmamış. Eskiden böyle degildik bizler. Daha duyarli daha sevimli daha guleryuzluyduk. Bunu tek bir nedene baglayabiliyorum. Globallesen ekonomilerin farklı kültürleri ortadan kaldirip tek tip insana, yani bencilligi, yani maddiyatciligi, yani insanliga dair ne tip guzellikler varsa onun haricindekileri getirmesi. Bakiyorsunuz birisi karnini doyurmak icin bisey caliyor, bazisi issiz kalmamak evine ekmek goturmek adina gece gunduz calisiyor, kimisi keyfini surecegi yillar geldiginde yipranmisligin etkisi ile zaten keyfini surecek sagligi bulamiyor.
Yoğun ve zorlayıcı günler geçirdim ve uzak kaldım yazmaktan. Haa okuyan var mı bilemem. Lakin rahatlatıyor bazı şeyleri burada dile getiriyor olmak. Sonuçta biliyosun ki kimse sana "sus", "hayır", "böyle değil" "ama", "neden" gibi sinir sorular veya sözcükler sarfetmiyor. Sinir var bu aralar üstümde. Belirsizliğin siniri. Neyin belirsizliği derseniz bilmiyorum. Sadece sinirliyim. Küfür edesim, sağa sola sataşasım geliyor. Cuma günümü güzelim Saklıköyde geçirmiş olmakta elektriği atmama yetmedi. Motora binmek biraz rahatlatıyor işte...O kadar. titretince biraz kendime getiriyor herhalde.
EA çıktı plakam, e adı da erkek olduğuna göre esat oldu. Küçük esat. Şimdi kimbilir ne üşüyordur o karanlık ve soguk otoparkta. Acaba onu eve çıkaracak bir vinç sistemi kursam hatun beni kovar mı?
Uyandığında terlemişsindir. Ama üzerine bir gün önce, gündüzünde şezlong ile bütünleşerek yattığın güneşin, gecesinde belkide zıp zıp zıpladığın yada alkolle demlediğin vücudunun ağırlığı çökmüştür.