<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444</id><updated>2011-05-24T22:14:48.922+03:00</updated><title type='text'>Orkun Küçüktamer . (Hurşittin Düzgittin)</title><subtitle type='html'>Ne ötersin a bülbül, zamanımıdır ötümün
                         Hurşittin®</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>43</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-5229904620477024528</id><published>2007-10-21T01:21:00.000+03:00</published><updated>2007-10-21T01:34:16.721+03:00</updated><title type='text'>rakım buzsuz olsun</title><content type='html'>Oldu mu rakının yanında güzel bir beyaz peynir olacak. Yoksa içilmez bu meret. Kavunda gider, şalgamda, diğer mezelerde. Lakin çerez ve iki beyazın çarpışması yeter.&lt;br /&gt;hooopp, hadi afiyet olsun&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-5229904620477024528?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/5229904620477024528/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=5229904620477024528&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/5229904620477024528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/5229904620477024528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2007/10/rakm-buzsuz-olsun.html' title='rakım buzsuz olsun'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-116410619308064730</id><published>2006-11-21T12:17:00.000+02:00</published><updated>2006-11-21T12:49:53.136+02:00</updated><title type='text'>Can efendinin maceraları</title><content type='html'>Minnacıktı. Yazmak için ellerim gitti geldi. Ama beklemek istedim. Biraz daha toparlanmasını ve tepkiler vermesini. Maşallah ki güzel günlere geldik. İnşallah bundan sonrada böyle devam ederiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha geliyorum demeden çıkmış gelmişti. Gece yarısı gelen telefonla aldık haberi. Tamda tansiyon ölçerken. Sinirler altüst vaziyetteyken.Telefondaki ses ozandı. Doğum başladı diyordu. Önce ozandı. Sonra bir sesti sadece. Doğum başladı hastanedeyiz diyordu. Ama beynim sanki oyun oynuyor gibi olmuştum. Kulağımda ses bir kere, beynimde ise birçok kez duydum. "Doğum başladı" "Doğum başladı"...O sırada ne kadar hızlı çalışıyordu acaba...iki kelimeyi duyarken aklımdan geçen onca şeyin sayısı neydi acaba? ne zaman olacaktı da şimdi oluyor bu doğum, ee erken doğumsa sevgili orsenimin ve bebişinin sağlığı nasıldı, hangi yoldan en hızlı giderdim, karıcımın sağlık durumu gitmesine müsaitmiydi, e onu bırakıp gidemezdim de, ama gittiğim yer hastaneydi nasılsa birşey olmazdı, neye ihtiyaçları vardı, hangi ilaçları almalıydım yanıma, kamerayı unutmamalıydım, acaba annemler gitti mi onları da alıp mı gitmeliyim gittilerse panik olmasınlar pasiflora'yı alayım, para çekmelimiyim, şarj aletleri nerde...vs vs....öffffffffffffffffffff.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyseki toparlandık ve hemen çıktık. Önce Aksoy hastanesine uğramıştık yolda gelen telefon üzerine...Orada aldğımız haber o ana kadarki soğuk kanlılığımı bozdu. Kanaması vardı acil ameliyata alınması gerekiyor demişlerdi, vah orsenim dedim içimden. yine acelecisin yine animasyon peşindesi. Yine duyduğum bu cümleden sonra söyledikleri sözler, çok sonra hatıralarımdaki yerini almıştı. Çünkü o an ne söyledikleri önemli değildi. Bir an önce ulaşmalıydım o hastaneye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vardığımızda herkes telaşlıydı. Panik havası hakimdi. İlk bilgileri aldığımda annemin yüzü dikkatimi çekmişti. Kızarmıştı yine yüzü. Belli ki heyecandan ve panikten ne yapacağını bilemiyordu. İlk işim yanımızda getirdiğimiz ilk yardım çantasından herkese birer ikişer kaşık pasiflora içirmek olmuştu. Şimdi sıra beklemeye gelmişti. Ancak ozan neredeydi? Hah tamam ameliathanede olmalıydı. Hemen indim. Attığı voltalar hala gözümün önünde. Tak tak tak...İşten çıkmış gelmiş ve yorgunluk ile gerginlik karışmış yüzü bir sürü şey anlatıyordu. Sustum...Bekleme zamanıydı...Bekledik. İçerden gelecek o güzel haberler için dualar ettim içimden...Sonra doktorlar yavaş yavaş çıkıyorlardı. Sonunda sorabildik. "İyiler" dedi doktor. Eee nerdeler peki yahu? hala bekliyoruz? Bugün için kısacık olan dakikalar belkide günler olmuştu o an için. Sonunda canımız küveziyle belirdi. Minicikti. Elleri ayakları rengi hepsi yerli yerindeydi. Çok şükür dedik. Birden Hıçkırık seslerinin çınladığını farkettim kulaklarımda. Eee babanın gerginliği yaydan çıkan ok gibi süzülüyordu yanaklarında. Stresi atmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bize günler gibi gelen bekleme zamanı devam etmeye başlamıştı. Orsenim nerdeydi? Hadi ama yeter diyorduk. Ayılması ve dikişlerin zaman aldığını sanki hiç bilmiyormuş gibi sabırsızlanıyorduk. Ama duymak istediğimiz "bir problem yok" lafıydı. O da geldi sonunda. Çıktılar ve sağlıklıydılar. Benim Can'ım biraz nefes alma problemi çekiyordu ama olsun. Geçecekti. Buna inanıyordum, dualarım hep bu yöndeydi, yoğun bakım odasından içeri sürekli duları gönderiyordum. Doğumhaneden sonra kaç gün boyunca sadece kameradan görebildik hatırlamıyorum bile. Ama maşallah sağlığı yerine dönmüştü. Eşek herif nasılda korkutmuştu bizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise karakterlenmeye başladı. Ailede de iki taraflıda sıkıntılı adam, sefa pez.gi veya ne bileyim sinirli bir adamda yok ki..Ama sanki bu adam böyle biri olacak gibi görünüyor.  :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman değiştiriyor bir çok şeyi. Hatıralarda hep tatlı ve güzel anılar kalıyor. Bu yaşananların stresi bile şimdi o kadar kötü gelmiyor. Çünkü artık gülücükler atan dünya tatlısı (maşallah deyin) bir yeğenim var. Rüyalarımda benimle de konuşuyor hemde. Dayı diyor. Yıllardır duymayı hasretle beklediğim kelimeyi. İnşallah bundan sonrada yıllar boyu duymayı arzuladığım kelimeyi...Tahminimce dayısı onu çok şımartacak, şimdiden söylemek istedim. Ama önce annesi babası iyicene baksınlar ona üşütmesinler iyi beslesinler...  :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-116410619308064730?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/116410619308064730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=116410619308064730&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/116410619308064730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/116410619308064730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/11/can-efendinin-maceralar.html' title='Can efendinin maceraları'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-116410400922396776</id><published>2006-11-21T11:59:00.000+02:00</published><updated>2006-11-21T12:13:29.240+02:00</updated><title type='text'>Patlıyor kaçınnnnn</title><content type='html'>Yapmayı isteyipte yapamıyorsun ya. Seni bağlıyor ya hayatta bir sürü şey. Daha sinir bişey olamaz derken geldi ve bir çok halime şükrettirdi. Bel fıtığımdan bahsediyorum. Yıllarda sönmüş yanardağ gibi sessizce bekleyen, sonra keyif aldığım şeyleri yapmaya çalışırken hafif hafif homurdanmaya başlayan ve ardından da "aa yeter bunca suskunluk" dercesine patlayan fıtığım. Oysa seninle 12 senedir gül gibi yaşamıyormuyduk. İkimizde isteklerimize makul ölçülerde evet demiyormuyduk. Mutlu bir beraberlikti bizimkisi. Ama araya giren kıskançlık yada hassasiyet durumları bozdu bu ilişkiyi. Direk motosiklete bağlamak istemiyorum. Çünkü o olsa olsa yanardağın tepesindeki tozu süpürmüştür. Asıl olan tüm gün güneş altında olmayı bekleyen bir karpuz gibi bir koltuğa yapışmak, ondan dakikalarca, saatlerce kopamamak. Yemek tuvalet ihtiyacıda olmasa 10 saatlik bir oturma olacak bu. Önce kasların hamlıyor, kemiklerinin tutanacak dalı kalmıyor ve artık tamam çökme vakti geldi diyorlar herhalde. Tıbbi açıklaması başka olabilir ama aslında söylemek istedikleri budur herhalde "lomber lordozda protrüzyon" derken. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli aynı şeyleri yapmak, patlar derecesinde stres yaşamak filandan sıkılmışken belkide bu bana verilmiş bir dersti ve ben bunu evde kollarımın bacak yerine geçtiği günlerimde anladım. Hareket edemeden, yatarken bir taraftan digerine dönemezken. Sonuçta anladım kıymetini. Peki şimdi ne mi oluyor? Haberleri seyrediyorum. işte özetler : saat 19:00. Ana Haber bülteninde karşınızdayız. L5-S1 Disk bölgesinde bulunan yanardağ patladı. Tesellimiz büyük yaralanmalar olmaması. Enkaz kaldırma ve kurtarma çalışmaları sürüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-116410400922396776?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/116410400922396776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=116410400922396776&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/116410400922396776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/116410400922396776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/11/patlyor-kannnnn.html' title='Patlıyor kaçınnnnn'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114949378005164621</id><published>2006-06-05T10:47:00.000+03:00</published><updated>2006-06-05T10:54:32.246+03:00</updated><title type='text'>Motosiklete binmeyin sakın.</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/motur.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/motur.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben ise size bir motosiklet binicisi olarak seslenmek istiyorum. Malumunuz üzere yaz geldi ortalıkta motosikletler yollara parklarından çıkarak dahil oldu. Ama eskiden olduğu gibi artık motosiklete binmenin tadı kalmadı. Ben motosiklete binerek açıkçası hem kendi adıma, hem devletim ve milletim adına bir fayda sağladığımı düşünüyorum.&lt;br /&gt;Kendi adıma olan kısmını fazla söylemeye gerek yok aslında, zaman, yakıt!, otopark kolaylığı,maddi faydalar vs.&lt;br /&gt;Devlet / millet adına ise, trafiği engellememek, devletin trilyonlar dökerek yaptığı yolunu iki teker olması sebebiyle daha az aşındırmak ve benzini daha efektif kullanmak vs gibi bir sürü konu eklenebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya bize devletin bakışı nasıl? ÖTV'i arttırmak, köprüden araba fiyatına geçmek, (hadi para ile geçiyoruz da, OGS bile alamıyoruz ve arabalarımızın ki ile geçiyoruz),  vergilerinin yine en az araba kadar olması eklenebilir. Şimdi şunu soruyorum kendi kendime. Bir çok kişinin çok gelişmiş bir davranış olduğunu düşündüğü şehir yaşamında motosiklete sahip olmak, birileri tarafından istenmiyor mu da acaba diyorum zorluklar ardı arkasına geliyor. Özellikle ÖTV nin tam motosiklet fuarına denk getirilmesi bir rastlantı olabilir mi? Yoksa yine "ohh bir sürü kişi şimdi fuardan motor alır elinizi acele tutun beyler buradan iyi gelir alırız" mantığı mıdır? Yada arabaların pabuçlarının bir nevi dama atılacak olması, yada benzin tüketiminin azalacak olması mı? Bunlar rantların kaybolması manasına mı geliyor yoksa? Unutulmaması gerekir ki İstanbul'un trafiği ne 3. köprüyle ne de tüp bebeği ile çözülür. Trafiğe tek çözüm bilinçli motosiklet kullanımıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114949378005164621?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114949378005164621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114949378005164621&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114949378005164621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114949378005164621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/06/motosiklete-binmeyin-sakn.html' title='Motosiklete binmeyin sakın.'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114682653490396478</id><published>2006-05-05T13:43:00.000+03:00</published><updated>2006-05-05T13:55:34.916+03:00</updated><title type='text'>Yazık</title><content type='html'>Herkeste bir güvensizlik ve bencillik var bugünlerde. Yardımlaşma ve dayanışma adına bişey kalmamış. Eskiden böyle degildik bizler. Daha duyarli daha sevimli daha guleryuzluyduk. Bunu tek bir nedene baglayabiliyorum. Globallesen ekonomilerin farklı kültürleri ortadan kaldirip tek tip insana, yani bencilligi, yani maddiyatciligi, yani insanliga dair ne tip guzellikler varsa onun haricindekileri getirmesi. Bakiyorsunuz birisi karnini doyurmak icin bisey caliyor, bazisi issiz kalmamak evine ekmek goturmek adina gece gunduz calisiyor, kimisi keyfini surecegi yillar geldiginde yipranmisligin etkisi ile zaten keyfini surecek sagligi bulamiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi siz dusunebilirmisiniz ki her sokagin kose basinda bir kutu olsa ve onun icine yardim etmek isteyenler gonlunce paralar biraksa, sonra yine ihtiyac sahipleri ihtiyaci kadarini oradan alip gerisine dokunmasa....Mumkun degil.. Hemen cetelesme hareketi baslar, rant kavgalari, mafyasi (köse basi kutuları mafyası) filan turemeye baslar. İhtiyacım var diyen aman yarinim garanti olsun diye hepsini almaya calisir. Siz daha paranizi o kutuya koyamadan zaten orada bekleyenler belkide kolunuzu parcalayarak savaşa girişir. Yazıktır bu ülke insanını bu hale düşürenlere. Yazıktır sürekli hırsızlığa, gaspa itenlere. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede bu kadar suc işlenmezdi. Geceleri ahşap kapınızı kapatır yatardınız. Artık çelik kapı hemde 14 kilitli ultra kapılar kullanıyoruz. Yazın cam açıp yatardınız, şimdi 4.katta bile cam açık yatılmaz oldu. Arabanın kapısını kitlemek sadece çocuk düşmesin diye yapılırdı. Artık siz kendiniz birileri tarafından düşürülmemek adına kapınızı kitliyorsunuz. bu böyle nereye kadar ilerleyecek bilemiyorum ama birilerinin bunu halletmesi lazım yoksa ne aile kalacak ne de memleket..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114682653490396478?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114682653490396478/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114682653490396478&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114682653490396478'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114682653490396478'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/05/yazk.html' title='Yazık'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114582634215391300</id><published>2006-04-23T23:57:00.000+03:00</published><updated>2006-04-24T00:05:42.163+03:00</updated><title type='text'>neler oldu?</title><content type='html'>Yoğun ve zorlayıcı günler geçirdim ve uzak kaldım yazmaktan. Haa okuyan var mı bilemem. Lakin rahatlatıyor bazı şeyleri burada dile getiriyor olmak. Sonuçta biliyosun ki kimse sana "sus", "hayır", "böyle değil" "ama", "neden" gibi sinir sorular veya sözcükler sarfetmiyor. Sinir var bu aralar üstümde. Belirsizliğin siniri. Neyin belirsizliği derseniz bilmiyorum. Sadece sinirliyim. Küfür edesim, sağa sola sataşasım geliyor. Cuma günümü güzelim Saklıköyde geçirmiş olmakta elektriği atmama yetmedi. Motora binmek biraz rahatlatıyor işte...O kadar. titretince biraz kendime getiriyor herhalde. &lt;br /&gt;Bakalım yine gezmeye başladım yeni yılla birlikte. Antalya yolları taştan kısmetse bu hafta. Birileri bana deseydi ki Antalya senin için sıkıcı bir mekan olacak gülerdim. Senede 3 defa gidiyorum toplantılara katılmaya..Sabah 8 gece 2. Yine gidicem bi aksilik olmazsa...Yine uzak, yine yorucu..Napalım...&lt;br /&gt;öfffffffffffffff...&lt;br /&gt;Hayat boş, bir o kadar kayıplar yaşıyoruz...gece 00.00 olunca insanda bir garip duygular oluşuyor yaw. İyisimi susayım artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114582634215391300?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114582634215391300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114582634215391300&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114582634215391300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114582634215391300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/04/neler-oldu.html' title='neler oldu?'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114314549764077060</id><published>2006-03-23T22:22:00.001+02:00</published><updated>2006-03-23T22:24:57.666+02:00</updated><title type='text'>Küçükesat / Ankara</title><content type='html'>EA çıktı plakam, e adı da erkek olduğuna göre esat oldu. Küçük esat. Şimdi kimbilir ne üşüyordur o karanlık ve soguk otoparkta. Acaba onu eve çıkaracak bir vinç sistemi kursam hatun beni kovar mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114314549764077060?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114314549764077060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114314549764077060&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114314549764077060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114314549764077060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/03/kkesat-ankara_23.html' title='Küçükesat / Ankara'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114060073258763810</id><published>2006-02-22T11:29:00.000+02:00</published><updated>2006-02-22T11:32:12.586+02:00</updated><title type='text'>Suadiye sahili</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/IMG_1333.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/IMG_1333.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A photo by Hurşittin®  (Canon IXUS 55)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114060073258763810?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114060073258763810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114060073258763810&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114060073258763810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114060073258763810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/02/suadiye-sahili_22.html' title='Suadiye sahili'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114060032691181524</id><published>2006-02-22T11:15:00.000+02:00</published><updated>2006-02-22T11:25:26.926+02:00</updated><title type='text'>Suadiye sahili..</title><content type='html'>A photo by Hursittin®&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/IMG_1368a.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/IMG_1368a.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114060032691181524?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114060032691181524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114060032691181524&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114060032691181524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114060032691181524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/02/suadiye-sahili.html' title='Suadiye sahili..'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114059606496978839</id><published>2006-02-22T10:12:00.000+02:00</published><updated>2006-02-22T10:14:24.983+02:00</updated><title type='text'>Yaz geliyoooor...</title><content type='html'>Uyandığında terlemişsindir. Ama üzerine bir gün önce, gündüzünde şezlong ile bütünleşerek yattığın güneşin, gecesinde belkide zıp zıp zıpladığın yada alkolle demlediğin vücudunun ağırlığı çökmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Uyanmak ile uyanmamak arasındaki sürekli gelir gidersin. Ama bilirsin ki tatildesindir ve oraya deniz ve güneşin tadını çıkarmaya gitmişsindir. Kalkarsın. Üzerine denize giderken giyeceğin mayo şortunu ve atletini giyersin. Giyerken yine terlersin. Klimada kapalıdır çünkü her an çarpıp tatili zehir edebilir. O sadece akşam üstü denizde kızarttığın vücudunu bir nebze soğutmak üzere açtığın bir alettir. Sonra kahvaltıya gidersin. Kahvaltıda gölgedeysen, serin olur. O serinlikte tüylerinin başkaldırısıyla karşılaşırsın. Ama hoşuna gider. Çayını içersin. Gözlerinin şişliği yavaş yavaş iner. İstanbuldan sonra havanın temizliği çarpar. Kahvaltı ederken doyduğunu hissedersin. Domatesin ve salatalığın serinletici hissiyle beraber o güzel kokusunuda alırsın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka oluyor bu yaz sabahları, özellikle tatildeysen. Vücudun salgıladığı hormonlar nedeniyle mutludur. Huzur verir sana. Kendini sağlıklı hissedersin. Deniz ile de demlediğinde tomurcuk etkisi yapar çaya kattığın bir tutam gibi. Güneş tüm sinirini alır götürür. Bir nevi suyun buharlaşması gibi. Onu alır, çevirir, kışın üzerine yağmur olarak yağdırır yeniden yüklenirsin. Ama en azından 5-6 ay o senle degildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İncecik giyinirsin. Üzerinde omuzlarını çökertecek kadar kalın şeyler taşımadan. Yeri gelir bir erkek olarak bacaklarında hava alır haftasonlarında. Ne rahattır o sandalet. Keşke hep bununla gezebilsem diye düşünürsün. Dondurma yersin korkmadan. Ihlamur ağaçları ne kadar güzel kokuyormuş dersin eğer şanslıysan ve yakınındalarsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte budur bana yaz ayının hissettirdikleri. Düşünmek bile içimi kıpraştırır. E artık geliyorda hani. Kısmet olurda görürsek hep beraber yaşayalım bunları. Birde unutmadan, susamda yaz sonu gelecek kısmetse. Bundan sonra karım, ailem, sevdiklerime birde susam eklenecek inşallah. Bundan sonra o da yaz ayı ile ilgili kesin bişeyler ekleyecek hayatımıza, örnek pişik :)))) sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114059606496978839?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114059606496978839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114059606496978839&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114059606496978839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114059606496978839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/02/yaz-geliyoooor.html' title='Yaz geliyoooor...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-114009390813118069</id><published>2006-02-16T14:31:00.000+02:00</published><updated>2006-02-16T14:45:08.140+02:00</updated><title type='text'>En güzel günlerimiz...</title><content type='html'>"En güzel günlerimiz, henüz yaşamadıklarımız" diye seslenir Zülfü şarkısında. Halbuki hayatta bir insanın yaşadığı en güzel günleri bugüne kadar ki yaşadıklarıymış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bende ilk başta; "olur mu yaa, daha ne güzel şeyler var ve yapacağım" diye itirazlarımı dile getirmiştim. Geleceğe olan inancım ile. Taa ki Acar Baltaş tarafından bu fikrimi çürütecek bilgiler edindiğimde. Evet ve de haklıydı. Asıl güzellikleri 0-25 yaş arası ve bunun maksimumunuda 21 yaşındayken yaşarmışız. Nedeni basit. Gitgide zorlaşan hayat, yaşının geçmesi, sağlık problemleri, hareket kısıtlamaları, sorunların artması, çocuk olduysa onun gelecek kaygısı, büyüklerin yaşıyorsa onların sağlık kaygısı vs vs vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En güzel günlerimizi yaşamışız, gerçekler acı prensibini doğrularcasına. Peki bundan sonrasında bizi kötü günler mi bekliyor? Hayır tabii ki. Riskiniz fazlalaşıyor o kadar. Her ne kadar zor günlerle karşılaşacağımız gibi güzel günlerde yaşayacağız tabii ki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel günlere "gülerek" girelim o zaman, bilirsiniz ki gülmek bulaşıcıdır. En sıkıntılı ortamda gülün, saçma sapan kaçsa da yüzünüze zorla da otursa gülün. İlla karşıya bulaşıyor ve o da gülüyor. Etrafta yeterince somurtuk insan var. Onlardan olmayalım. :)) sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-114009390813118069?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/114009390813118069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=114009390813118069&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114009390813118069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/114009390813118069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/02/en-gzel-gnlerimiz.html' title='En güzel günlerimiz...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113992211941293698</id><published>2006-02-14T14:49:00.000+02:00</published><updated>2006-02-14T15:01:59.426+02:00</updated><title type='text'>bizimki de dertmiymiş</title><content type='html'>- Orkun bey arada bir kitaba baksana, yarın sınavın yok mu senin?&lt;br /&gt;- Ee çalışıyorum ya Baba. (Ayaklar uzatılmış, Tv seyrederken kucakta kitap)&lt;br /&gt;- Nasıl ben hiç kitaba baktığını görmedim nasıl çalışma bu?&lt;br /&gt;- Ben bu konuları zaten biliyorum, sadece göz atıyorum.(bilinmeze dayanak yaparak)&lt;br /&gt;- Peki madem görecez sınav sonucunda yarın artık aranırsın sağda solda kopya&lt;br /&gt;- ŞŞşşşş...Öfffffffff...benim dersim ben yaparım...merak etme sen hiç üzme kendini :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu diyaloglar ortaokul ve lise döneminde benim için herhalde olabilecek en sıkıntılı zamanlardı. Sınav var, belirtilmesede gelecek kaygılarından doğan baskı var, e doğal olarakta sıkıntı var. Nefret bir duygu. Okula gitmek istemezsin sıkılırsın. Ders olur teneffüs beklersin. O kitapları okursun sözlü olursun bunalırsın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahhh nerdeeee o günlerrrr. Aaaahhhh ah. Meğersem o günler ne rahat ne güzel günlermiş. Babadan, anadan al parayı. Ye yemeğini, kıyafetini giy, zıpırlık yap, para ye, döne döne yat...Ne ev ne araba ne para ne geçim ne iş, ne güç...Sağlığın ve gücün zirvesinde...vs vs vs...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Napalım bu dünyada herhalde her yaşta yaşanan güzellikler ve rahatlıklarda vardır. Dimi ama...sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113992211941293698?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113992211941293698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113992211941293698&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113992211941293698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113992211941293698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/02/bizimki-de-dertmiymi.html' title='bizimki de dertmiymiş'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113940956451670553</id><published>2006-02-08T16:21:00.000+02:00</published><updated>2006-02-08T16:42:59.590+02:00</updated><title type='text'>Susam Hasreti</title><content type='html'>Sonunda oldu. Kısmetse de olacak. yaklaşık 5-6 senedir beklediğim o gün, dün geldi. Napayım işte yürek bu istiyor. Sen çocukluğunu beraber aynı evde yıllarca yaşa, aynı şeyleri paylaş evlen vs derken şimdi de bambaşka gelişimleri gör ve mutlu ol. Duyduğum an ki yüzümdeki o kocaman gülücüğü sadece resmedebilirdim. Kelimelerle anlatılacak gibi değil. Bütün gecede içim hop hop oldu. Hemen gidip göreyim dedim. Kar engelledi. Gitmemi engelledi ama mutluluk ve sevgimi ve aynı zamanda kansal bağlarımı engelleyemez ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belkide şimdiye kadar bazı insanlar bana Köprüyü geçinceye kadar öyle sesleniyorlardı...belki...Artık o da önemli değil. Kim ne derse desin, bir gerçek var. Gerçekten de Dayı oluyorum. Evet biricik orsenim hamileymiş. Bana kısa bir mesaj ile bildirdi : "Galiba dayı oluyorsun". Görünce şok geçirdim. Gerçek miydi yoksa kuruntusunu mu dile getiriyordu. Mesajı herhalde 5 kere okudum. Kafam uğuldadı. Kulaklarım basınç yaptı. Yooo zihnim yerindeydi ve hayal değildi. O şaşkınlığım telaş ve mutluluğa dönüştü. Hemen sarıldım telefona. Hay aksi hatlar yoğun düşüremiyorum. Bi daha...Bi daha...evet çalıyordu işte. Karşımda orsenim. "Evet" dedi. "Ama kesinleşmedi akşam konuşalım" dedi. O keyifle bütün günüm ağzım ile kulaklarımın arasını açmaya çalışmakla geçti. Çalışamadım saatler geçmedi. Neyseki mesai bitti atladım gittim eve. Haberleri bekledim. gelmedi. Dayanamadım aradım. Daha ömrümüze gireli 4 ay 4 gün olmuş benim minik susam tanesi yeğenimin. Susam dicem ben ona. Çünkü dayısı onla susam kadarken tanıştı. Amanda şu 8 ay geçsede hasretimiz sona erse. Dayı-yeğen bi an önce sağ sağlim kavuşsa...Hadi gel bekliyorum. Daha şımartıcam seni "susamım" benim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113940956451670553?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113940956451670553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113940956451670553&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113940956451670553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113940956451670553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/02/susam-hasreti.html' title='Susam Hasreti'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113853786615465154</id><published>2006-01-29T14:19:00.000+02:00</published><updated>2006-01-29T14:31:07.106+02:00</updated><title type='text'>Hem okudum hemde yazdım...</title><content type='html'>6 sene ilkokulda (anaokulu dahil), 3 sene ortaokulda, 4 sene lisede, 4 sene üniversitede okudum. Okuduklarımla, anlatılanlarla, sohbetlerle donandım, öğrendim öğretildim. Yaklaşıkta 8 senedir iş hayatındayım. Kazandığım belli bundan sonra maksimum kazanacağım da belli. Hayallerim hep ona göre. Rahat bir emeklilik, bir araba, 1-2 ev, yazlık ve çocuk olursa onların eğitimini ve refahını sağlamak. İşte bu kadar. Peki Seda Sayan ne yatırımı yapıyor? Esentepe'de eski tatko binasının oldugu yerde yapılan "Residence" dan 1 katı komple kapatıyor. Bunu ise belki rüyalarımda bile göremeyeceğim, ama belkide şansım çok yağver giderse o da "0,000000000001" ihtimalle kazanabileceğim 4 milyon Dolar ile yapıyor. Şimdi ben kafayı yemeyeyim de kimler yesin? TV de iki görün, iki geyik yap, ben sizin ablanızım de, Nihat denen eleman ile iki görün sonra 4 milyon dolarlık yatırım yap. Dikkatiniz çekiyorum sadece yatırım diyorum. Olanlar ve olacakların sadece bir kısmı. Ben neden okudum bi yerlere gelmek için bu aralar neredeyse 14 saat aralıklsız çalışıyorum. Gideyim iki kıvırayım, iki fonfilik yapayım bende alayım bir tane Residence dairelerinden...Amaaan ne gerek var dimi ama çalışmaya..Sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113853786615465154?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113853786615465154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113853786615465154&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113853786615465154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113853786615465154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/01/hem-okudum-hemde-yazdm.html' title='Hem okudum hemde yazdım...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113778594646840964</id><published>2006-01-20T21:30:00.000+02:00</published><updated>2006-01-20T21:39:06.480+02:00</updated><title type='text'>bir garip</title><content type='html'>Nereden geldim hangi senede yaşıyorum belli değil. Bazen saçmalarken bazen ise  çok akıllı laflar edebiliyorum. İki ayaklıyım ama bazen 4 ayaklı olmadığımı inkar edemem. Çok sinirliyim ama aslında ben yumuşağım. Çalışkanım bir nev'i adanmış. Ama aslında tembelliği çok seviyorum. Spor yapmaya bayılıpta spor yapmayanda benim. Hani benim gençliğim nerde'ye Ceddin Deden'i remixliyorum. Bu kadar saçma bir hayatın olduğuna şaşırırken bir yandan ne değişik bişey bu dünya diyorum ama aslında dediklerimi kalbim mideme, midem bağırsaklarıma, onlar ise ciğerlerime mi diyorda ben bu garip iletişim yumağı içerisinde minicik bir yıldız kıvamında samanyolunda gezinirken, arkadaşımın bana OOOOO fenerbahçe 2-0 önde demesiyle birden bire sarımtırak ve soğuk bir his ile tencere kapak ilişkisi örneğinin ay ile krater eşleşmesinin bir tezahürü oluyor ki bu kadar saçmalık içerisinde bu yapılanma sinir harbi ve şizofrenik bir vaka olarak yeşil sahalardaki yerini alırken ansızın ortaya çıkan ve tüylerin diken diken olmasına sebebiyet veren durum gibi karmaşık cümleler olarak mi düşünülmeli'yi sorguluyorum. Ben bişey anlamdım sanırım tahtalarım kaydı. Sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113778594646840964?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113778594646840964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113778594646840964&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113778594646840964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113778594646840964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/01/bir-garip.html' title='bir garip'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113656037171623113</id><published>2006-01-06T17:04:00.000+02:00</published><updated>2006-01-06T17:13:03.140+02:00</updated><title type='text'>Şahsiyetli şahsiyetsizlik</title><content type='html'>Aslında garipte karşılamıyorum. Yalnızız aslında, kendi başımızayız. Doğduk bir başımıza, büyüdük kendi kendimize, öleceğiz yine bir başımıza. Ölümün hissini de tek başınıza yaşayacaksınız. Sonrasında da teksiniz. Tanımazsınız ananızı bacınızı sevdiğinizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu konuya nereden girdim? İnsanların tamamen şahsi çıkarları uğruna davranmaları, birlik bütünlük halinde mutlu olmak adına bişey yapmamaları ciddi olarak batmaya başladı da ondan. Her iki tarafında çıkarına (maddi degil) olacak bişeyde, neden bir taraf "onun çıkarını da alırsam iki katı kârla çıkarım bu işten" diye düşünür oldu. Neden hep "ben" oluştu da "biz" tozlu raflardaki yerini aldı. Bu kadar mıdır yani? Al hepsi senin olsun. Ne halt edersen et. Bana da dokunma o zaman. Ben çünkü biz olmayı seviyorum. Rakıyıda beraber içmek istiyorum mezeyi de beraber yemeyi istiyorum. Ben mutluluğumu da hüznümü de birlikte paylaşmak istiyorum. Ben, "ben" olduğum için değil biz olduğumuzda daha mutlu oluyorum. Keşke herkes öyle olsa...Keşke herkes önce ben degil "biz"'i düşünse...Öyle işte...sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113656037171623113?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113656037171623113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113656037171623113&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113656037171623113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113656037171623113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2006/01/ahsiyetli-ahsiyetsizlik.html' title='Şahsiyetli şahsiyetsizlik'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113506234854369030</id><published>2005-12-20T08:56:00.000+02:00</published><updated>2005-12-20T09:05:48.553+02:00</updated><title type='text'>Senin etiketinde ne yazıyor?</title><content type='html'>Doğduk, etiketlendik. "aman ne tatlı", "ay tombul bebek", "ay ne cılız", "aman hiçte şirin değil". Emekledik etiketlendik. "erken emekleyen bir bebek", "kesin geç yürür". Yürüdük etiketlendik. "kürdan gibi bacakları var", "paytak mı hafif?", "salak galiba yürüyemiyor". Okula gittik etiketlendik. "Çalışkaan, tembeeel, ruh gibi, interaktif". Askere gittik etiketlendik. "Poşet, kısa dönem, yazıcı". İşe başladık etiketlendik. "Yaratıcı, gerici, çalışkan, memur zihniyetli, başarılı, başarısız."...............Su gibi akıp giden hayatımızda, nedendir bilinmez hep bir sıfat hep bir yakıştırma ile devam ediyoruz. Bitmek tükenmek bilmeyen benzetmelerle tanımlarımız sürekli değişiyor. Peki neden sadece bana Orkun demiyolar? Neden illa ki birşeyler ile anlatılıyorum? Peki ben neden başkalarına sadece ismini etiket olarak koymuyorum? İsmimiz etiketimiz değil mi? Peki senin etiketin ne şu an? Ben bilmiyorum, sadece Orkun'um ben. Başkası yok. İnsanım da. İnsana özgüde sıfatlarımda var. O kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113506234854369030?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113506234854369030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113506234854369030&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113506234854369030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113506234854369030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/12/senin-etiketinde-ne-yazyor.html' title='Senin etiketinde ne yazıyor?'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113454428513730727</id><published>2005-12-14T09:09:00.000+02:00</published><updated>2005-12-14T09:30:53.130+02:00</updated><title type='text'>Bir de rakı şişesinde balık olsam...</title><content type='html'>Aşağıdaki yazıyı sizlerle paylaşmak istedim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönülmez akşamın ufkundayız azizim&lt;br /&gt;İçki yasaklanabilir. Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok.Ama rakı asla...&lt;br /&gt;Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama aslında "içki" değildir rakı.&lt;br /&gt;Yurt sevgisidir örneğin.İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa...Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır.&lt;br /&gt;Gurbete bile iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kontörsüz muhabbettir. Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir. Kahkahadır.Hatıraları kaydeden hard disk'tir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Botoks'tur bir nevi.En kaknemi bile bir başka görünür gözüne. Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır... İçilir, güzelleşilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin.Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin.Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de TIR parası ödersin, ayrı...Ama kürkçü dükkânıdır, döner dolaşır, gelirsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Gencebay'dır.&lt;br /&gt;Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın... Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin... İstediğin kadar ağız burun kıvır, altın plağı hep o alır...Tatlıses'tir.Realite'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuktur, ağlarsın. Hele beyaz "p"eynir ile "k"avun olursa sağında solunda.Örgüttür. P-R-K...Ama bölücü değil, birleştirici... Türk'ü de içer, Kürt'ü de, Laz'ı da... Sorbak, Ermeni'si de, Rum'u da, Yahudi'si de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB'cidir.çünkü Rum öyle bir meze yapar ki, helali hoş olsun, Kıbrıs'ı veresin gelir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem yasaklayacaksın rakıyı...Neden balık avlıyorsun o zaman? Şerbetle mi yiyecez lüferi? Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin... İnek miyiz biz? Yoksa Şakşuka'yı şarkı mı zannediyorsun sen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun...&lt;br /&gt;Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli...&lt;br /&gt;   Şiir yazıyorum&lt;br /&gt;   Şiir yazıp eskiler alıyorum&lt;br /&gt;   Eskiler verip musikiler alıyorum&lt;br /&gt;   Bir de rakı şişesinde balık olsam..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113454428513730727?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113454428513730727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113454428513730727&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113454428513730727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113454428513730727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/12/bir-de-rak-iesinde-balk-olsam.html' title='Bir de rakı şişesinde balık olsam...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113439797489080189</id><published>2005-12-12T16:18:00.000+02:00</published><updated>2005-12-12T16:32:54.900+02:00</updated><title type='text'>Evet biliyorum..Kurtulacağım</title><content type='html'>Bu aralar kimle konuşsam, nerede konuşsam sinirime dokunmaya başladı. Herkeste (ben dahil) bir inglizce saçmalığı. Bir cümlede kimi zaman bir, iki, üç yada cümlenin tamamı ingilizce oluyor. Acaba bunca zamandır beynimize "aman ingilizce öğren bak işinde ilerlersin, dünyaya açılırsın" geyiğinden mi bu dil kazındı. Yıllar önce savaşlarla yapamadıkları emperyalist hareket'i başka bir şekilde - kültür transferi- ile mi yapıyorlar. Aslında "mi yarpıyorlar" gereksiz oldu. Evet kardeşim yaptılar. Artık kimi zaman Türkçe karşılığını bile hatırlayamadığım ingilizce tabirler kullanıyorum. Hele hele bu salak dili bilmeyen birisine bir işi anlatırken bile anlatamıyor durumuna düşüyorum. Adam bana bön bön bakarken, "amma da salak, bi boku anlamıyor, o kadar da anlattık" diyorum. Ama adamın ne suçu var. Asıl salak olan benim. Asıl salak olan dilini bozmuş olan bu aciz adam. Ama biliyorum ki bunu bazıları gibi, "eveet ben biliyorum, aha da cümle içinde bile kullanıyorum, ha ha ha" tarzıyla yapmıyorum. Ama olsun yine de rahatsızım. Düzelteceğim. Artık Özür Dilerim var, sorry yok. Evet var Yes yok. Hayır var No yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu olay ile ilgili geçenlerde kendime güldüm, konu ise şöyleydi; motosikleti olan bir polis memuru bebek parkında duruyordu. Altında da tam istediğim motordan vardı. Gittim yanına ve aklımdaki konuları sordum, tabi ki de doğru kişiydi çünkü bütün gün onun tepesindeydi. Bir süre sonra adama şunu sorarken buldum kendimi " Vibration'ı (vibrasyonu) nasıl?" Adamın yüzündeki anlamamışlığın ifadesi ile irkildim. Sonra titreşim dedim. "Ha" dedi anlattı. Sonra yanından ayrıldım ve kendimi salak gibi hissettim. Yok artık kardeşim, lüzumlu durumlar haricinde kullanmayacağım bu salak dil'i. Alışana kadar da kendime çeşitli cezalar vereceğim her kullandığım kelime de..&lt;br /&gt;Sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113439797489080189?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113439797489080189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113439797489080189&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113439797489080189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113439797489080189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/12/evet-biliyorumkurtulacam.html' title='Evet biliyorum..Kurtulacağım'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113437635262142081</id><published>2005-12-12T10:27:00.000+02:00</published><updated>2005-12-12T10:32:32.630+02:00</updated><title type='text'>Heves...</title><content type='html'>Bu dünyaya kaç kere geliyoruz? "biiiirrrr". Eeee sorun nerde? Madem bişeylere heves etmişiz almayalım mı? Alalııımmmm...Tabi yaa...oh beee...Alın gitsin anasını satiim. Her aldığınız sizi bir öncekinden daha mutlu ediyorsa alacaksın kardeşim. Almazsan asıl manyaksın. Ne güzel bişey borç batağında olsan bile heves ettiğin şeylere kavuşmak :) Artık aklını meşgul etmiyor sadece kredi kartını meşgul ediyor. Amaaaaan boşver gitsin...Sonunda ölüm yok ya.."Elim rahatlasın alırım" mantığını da artık kabul etmiyorum. O kadar zaman; zevkinden, ihtiyacından, hevesinden mahrum kalmaya değer mi...Nasılsa öderiz dimi ama...Haydi heveslerimizi yerine getirmeye devam, yürüyün alışverişe...&lt;br /&gt;sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113437635262142081?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113437635262142081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113437635262142081&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113437635262142081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113437635262142081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/12/heves.html' title='Heves...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113413360866655385</id><published>2005-12-09T14:49:00.000+02:00</published><updated>2005-12-09T15:06:48.683+02:00</updated><title type='text'>Erkek adam</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/bodybuilding.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/200/bodybuilding.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Erkek adam: Özellikler, kullanım şartları:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Erkek adam bağırtıdan, çağırtıdan hoşlanmaz. Sakin ve tutarlığı sever.&lt;br /&gt;- Erkek adam için bir konu bitmişse bitmiştir. On kere on kere aynı konu pişirilip önüne getirilmez&lt;br /&gt;- Erkek adam yaratılışı gereği, saygı bekler, hizmet bekler :)&lt;br /&gt;- Erkek adam erkeklik gururuna yönelik saldırıları affetmez.&lt;br /&gt;- Erkek adam, söz ağzından çıktı mı olsun ister.&lt;br /&gt;- Erkek adam gerektiğinde çocuk gibi şımartılmayı bekler.&lt;br /&gt;- Erkek adam evinde pişen yemek yemek ister.&lt;br /&gt;- Erkek adam, herşeyi bilmek ister, yalan söylenilmesinden nefret eder.&lt;br /&gt;- Erkek adam, uyumak ister, döne döne, gerine gerine, istediği saatte uyanmacasına.&lt;br /&gt;- Erkek adam, arada bir kendine de bişeyler almak, yada kendisi içinde para harcamak ister. Önceliğin sürekli kadın veya çocuktan yana olmasından sıkılır.&lt;br /&gt;- Erkek adam arada erkek erkeğe takılmak, içki içmek, geyik yapmak ister.&lt;br /&gt;- Erkek adam konuşmak istemiyorsa, suskunsa, kendine has problemleri veya yorgunluğu vardır.&lt;br /&gt;- Erkek adam sorunlarını yanlız kalarak, uyuyarak, susarak çözer. Sonra hemen kendine geliverir.&lt;br /&gt;- Erkek adam, sorunlarını çözdükten sonra resetlenmiş gibi olur.&lt;br /&gt;- Erkek adam tam bağlılık bekler.&lt;br /&gt;- Erkek adam, beli açık, super mini, dekolteli kıyafetlerden hazetmez, çoğu zamanda ses edemez :)&lt;br /&gt;- Erkek adam anlayış ister, dinlenilmek ister, yargısız infaza nefretle bakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli not: Erkek adam adlı ürünümüz yukarıdaki şartlara uyulduğu halde bile arıza yapıp gidebilir. Bozulan erkeklerden müessemiz sorumlu değildir. Bozulan erkek ürünlerimizin başka kullanıcılar tarafından kullanılmasında bir problem yoktur. Ancak yine garanti kapsamı dışarısındadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : Orkun's Rules; 1993; 236.baskı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113413360866655385?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113413360866655385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113413360866655385&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113413360866655385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113413360866655385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/12/erkek-adam.html' title='Erkek adam'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113381352937427162</id><published>2005-12-05T21:54:00.000+02:00</published><updated>2005-12-05T22:12:09.390+02:00</updated><title type='text'>Erkekler ağlamaz...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/AGLA.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/AGLA.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nah ağlamaz...Aha da gittik bir filmde neredeyse böğüre böğüre ağladık. Yarı kahkaha, yarı salya-sümük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar gecesi hayatımda ilkleri yaşadığım bir gündü. İlk kez Cevahir Alışveriş Merkezinde sinemaya gidiyordum. İlk kez bacak bacak üstüne atabilerek sinemada bir film seyrediyordum. İlk kez gözlüğüm olmadan (lazerden sonra) ekranda bir parlama olmadan film seyredebiliyordum...Veee ilk kez bir filmde AĞLIYORDUM. Ama öyle böyle değil..Sağımda oturan teyzeden utanmasam -ki kendisi pek bir naif naif ağlıyordu- herhalde haşur huşur giderdim. Böyle bir şeyi hayatımda yaşamamıştım. Ben tutuyorum, tamam geçti diyorum, bu bir film diyorum ama birden dudağım titriyor, o gıpraşımla gözlerime etkileniyor ve haydeeeeeeeeee yine mi...Hadiye bana filmin ilk yarısında mendil uzatmıştı, amaan ne gerek var diyerek elimin tersiyle ittim. İkinci yarında ise hıçkırarak mendil vermesini işaret ederken buldum kendimi...Tamam iyiyim durdum diyorum, başka bir sahne yine akıyor gözyaşlarım bir hız kayakçısı misali..Sakallarım o an için geçiş bayrakları,finish noktası ise tişörtüm oluyor. Mağrur bir şekilde ellerini kaldırıyor ve hay ben senin erkekliğine diyor. Alkış kıyamet kopuyor o an..İşte bir erkeğin ağladığı, aslında kendisine ağladığı bir an. Çok etkilendim ben yaa...Şimdi bu filmi herkese TAVSİYE ETMİYORUM..Ne gerek var canım..&lt;br /&gt;Ülkemde birazda katı yürekli, taş kalpli delikanlıya da ihtiyaç var dimi ama...Hem ne demişler "erkekler ağlamaz"...Sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113381352937427162?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113381352937427162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113381352937427162&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113381352937427162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113381352937427162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/12/erkekler-alamaz.html' title='Erkekler ağlamaz...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113344269871703940</id><published>2005-12-01T14:50:00.000+02:00</published><updated>2005-12-01T22:32:12.633+02:00</updated><title type='text'>Hani Benim Param?</title><content type='html'>Bugünlerde PARA denen nesneyi görebilen var mı? Ayın ilk günü gelsin, gir banka internet sitesine gir bak orada bir rakamlar yazsın...Sonra o rakamları, sertleştirilmiş, manyetik bir bant ve chip eklenerek oluşturulmuş kredi kartı denen şey ile harcamış olduğun yere transfer et olsun bitsin...Faturanı oradan öde, internetten beğendiğin şeyi oradan öde vs. vs...Sonunda ne oluyor? Sanal bir rakam kümesi, diğer bir kümeyi kapsar gibi minik bir matematik işlemi..Eeee ben bu kadar çalıştım hani benim param...Yok..Neden? Çünkü başkasının sanal dünyasında artık..Böylece değerini de kaybetti..Değer kaybı mı nereden çıktı...Çünkü elime alıp sıcaklığını hissetmedim ve kokusunu duymadım..Sanal ya..Kıymeti de kalmadı benim gözümde...Biz kavunu bile artık koklamadan eğer marketten sipariş veriyorsak demek ki bu da normal bişey...En azından yenmiyor değil mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paranın kıymetini sokakta sıkıştığınızda girmek zorunda olduğunuz tuvaletin önünde mi anlarız? 250 bin lira...Aslında o an için miktarsal olarak ne kadar az, değer olarak ne kadar önemlidir değil mi? Yada iyi bir yemekten sonra garsona bırakacak bahşiş bile yoksa cebinizde...Kapıda bekleyen ValeParking keza aynı şekilde...Para bekler...Ee yoook. Napayım çekmek aklıma gelmiyor. Kusura bakmayın bir daha ki sefere...Yaftanızda o an hazır : Bu kadar para verdin yemek yedin, üç kuruş bahşiş vermedin "CİMRİ PEZEVENK"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113344269871703940?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113344269871703940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113344269871703940&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113344269871703940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113344269871703940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/12/hani-benim-param.html' title='Hani Benim Param?'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113317165338246522</id><published>2005-11-28T11:34:00.000+02:00</published><updated>2005-11-28T11:54:13.393+02:00</updated><title type='text'>Bir daha ki sefere...</title><content type='html'>Herşey cumartesi gecesi başladı. Birden Televizyon Makinesi'ni seyrederken yarın nasıl yapalım da maçı seyredelim konusu açıldı. Maç önemliydi. Dünyanın en en önemli derbileri arasında yer alan Galatasaray - Febe (bilerek böyle yazdım) maçıydı. Sonra birden kendimi Digiturkte lig fikstürünü incelerken buldum.&lt;br /&gt;Aaaaa...Birde ne göreyim :&lt;br /&gt;Pazar, gs-fb&lt;br /&gt;Haftaya, FB - TS&lt;br /&gt;Ondan sonraki hafta : GS - BJK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi lig tv almanın tam zamanıydı işte..Bir aylık ödeme ile 3 tane derbi arka arkaya..Hemen telefon edildi alındı.Tamam..Evde seyredilecekti. Ama bu maç büyük, şimdi bizim emektar 55 ekranda nasıl seyredilecek? Aaaa.. Aklıma geldiii..Evde projeksiyon varrrr..Çalışmak için getirmiştim. Deneyelim bakalım uyacak mı..Neyse hemen kablolar ayarlandı, eveettt işte budur. Çalıştı..Taşları yerine oturmaya başlamıştı.Şimdi geriye kalan eşe dosta haber vermeye kaldı. Maç saatinden önce, arkadaşlar gelmeden son bir deneme yaptım. Rezil olmamak lazımdı. Arkadaşları çağırırken ki kandırma noktam, "Duvarda dev gibi maç izleme" esasına dayanıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ev doldu biralanmalar başladı. Çokta iyi bir görüntü olmamasına rağmen yinede 55 ekrandan yüzbin kat daha iyiydi. Ama gel gör ki bu kadar hazırlık, animasyona karşılık berbat bir maç...İki takımda fena..İşin kötüsü ortamda bulunan 7 kişiden bir ben GS'li. 3,5 febeli, 1 yarım BJK'li, birde yarım GS'li..Toplam tuttu mu siz bir bakın artık :)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bal ve hata ile yediğimiz bir gol ve sonrasında evdeki tezahuratlara katlanma..Asıl zevkli yanı buydu..Tribun oluşmuştu. Her ne kadar tek olsamda tebessümle seyrettim olan biteni. Farklı sesler çıkması kadar keyifli bişey yoktur herhalde..Kızdırmalara alet ve hedef olmadan usulca kabulleniş..Ve son düdük...Yine yenildik anasını satiim. Napalım artık bir daha ki sefere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: yok yok bu sefer projeksiyon almaya karar vermedim :)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113317165338246522?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113317165338246522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113317165338246522&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113317165338246522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113317165338246522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/bir-daha-ki-sefere.html' title='Bir daha ki sefere...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113284550000122067</id><published>2005-11-24T17:16:00.000+02:00</published><updated>2005-11-24T17:18:20.013+02:00</updated><title type='text'>Gariban memur naapsın işte ekmek parası...</title><content type='html'>İçindeyiz...Klimanın bir türlü sıcaklığını ayarlayamadığı havasını soluyoruz...Bütün gün, film kaplı camlarından havanın gerçek rengini bile göremiyoruz...İşte bizim yaşadıklarımız...Yani biz plaza insanlarının...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Off canım sıkıldı, daral geldi şu camı açıpta bir nefes alayım mı diyorum camı açamıyorum, çünkü açılmıyor. Kafam dağılsın, bacaklarım açılsın şöyle bir alt kattaki arkadaşlara uğrayayım hem "Networking" olur diyorum..Merdiven olmadığı için asansöre muhtacım. Bir alt kattaki arkadaşıma gitmek yerimden kalktıktan sonra 10 dk.&lt;br /&gt;Aynı şirkette çalışıpta birbirini tanımayan, asansörde gördüğünde diğer şirketlerde çalıştığı düşünülen ve bize ait katlardan birisinin düğmesine bastığında aynı firmada olduğunuzu anladığınız bir sürü insanla karşılayorsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek yemek için etrafta, yakın bir yerlerde adam gibi bir yer olmadından yemekhanesine inebilirsiniz.."Uğultu" ile "Yemek kokuları" aralarında sohbet ediyorlardır. Müsade isteyip aralarından geçersiniz. Boş masa aramaya koyulursunuz..AA bari bir tanıdık görsemde yanına yamansam gibisinden bakınırsınız...Yaz ise yan tarafta sizin için ayrılmış tabiri caiz ise k.ç kadar bir teras alanında hava almaya çalışırsınız. Hani tren vagonlarında taşınan mültecilerin küçücük deliklere nefes alabilmek adına ağzılarını dayaması misali...Temiz havayı çekersiniz ciğerlerinize, nemlidir, temizdir. Fazla çekmeyin sakın "içeriden" yeni çıktınız...Baş ağrısı yapar. Çimen bir başka kokar burnunuza...bırakın koksun...zararlı değildir korkmayın...O üzerinde gezindiğiniz toz fabrikası halılardan sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha onlarca şey...Dışarıdan hoş gibi görünen ama aslında Modern Cezaevleridir onlar....Bizlerde mahkumları....&lt;br /&gt;Sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113284550000122067?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113284550000122067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113284550000122067&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113284550000122067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113284550000122067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/gariban-memur-naapsn-ite-ekmek-paras.html' title='Gariban memur naapsın işte ekmek parası...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113249380871543322</id><published>2005-11-20T15:21:00.000+02:00</published><updated>2005-11-20T15:36:48.726+02:00</updated><title type='text'>Babam söylediydi...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/ps2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/ps2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ah eşek kafam, ah salak kafam...Babam dediydi, uğraştıydı...Yetenekte vardı...Topçu olacaktım..Herkesin aksine ben okumayı seçtiydim...aaahh ah..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yorgun vücudumu dinlendirmek için yatıyor, masaj yaptırıyor geziyordum. Bu kadar basitti. Ben ise beyni yorgunluğumu gidermek için ne yapabiliyorum ki..Tamam bişeyler yapıyorum (balık tutmak, sinema, vs vs) ama hemen gidiveriyor. Eski turşu haline geri geliyor yarım işgününden sonra...Rüyalarımda bile çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu en aza indirmek için sürekli meşgale aradım...Ve sonunda buldum...Motor alana kadar soğuk kış günlerinde kafamı dağıtacak bir yöntem...Evdeyken sıkılmamak için ve kafamı tamamen dağıtacak bir yöntem...Playstation.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerden mi çıktı, açıklıyım..Dün işyerinden arkadaşım Burak'a gittim..Evden erkenden gönderilmiştim. Animasyon vardı evde...Neyse gittik oturduk muhabbet ettik, sonra geçtik PS2'nin başına...Önce futbol oynadık..Türkçe bir spikerin anlatımıyla....İkimiz aynı takımda oynuyorduk, "pas versene ulan", "kaçıyorum uzat topu", "hocaaa ne faulü yaaa", "i.ne hakeeeeeeeeeeem"....&lt;br /&gt;Arkasından bir yarış...İstedğin, gerçekte hayallerinde bile kullanamayacağın arabalarla yollarda yarış...Sonra geçtik dövüşmeye...Değişik, garip kılıklı adamları seçtik...Nereden de uydurmuşlar o garip tipleri? Bi güzel birbirimizi canımız yanmadan pataklarken -ki bu arada ellerimiz ciddi yorulmuştu- telefonum çaldı. Hadiye animasyonun bittiğini artık gelebileceğimi söyledi. Zaman ne çabuk geçmişti. Oysa oynamaya daha yeni başlamıştık..Son bir dövüşten sonra artık vedalaşıp ayrıldım...Kafamda sadece oyunun ve iyi bir ev sahipliğinin güzelliği ile...Rahatlamıştım...Ve eve gelince hemen açıklamayı yaptım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orkun - "Play station alıyoruuuzzzzz"&lt;br /&gt;Hadiye - "Zaten tahmin etmiştim ve bekliyordum, hadi bakalım"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113249380871543322?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113249380871543322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113249380871543322&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113249380871543322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113249380871543322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/babam-sylediydi.html' title='Babam söylediydi...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113232705592915134</id><published>2005-11-18T17:15:00.000+02:00</published><updated>2005-11-18T17:17:35.930+02:00</updated><title type='text'>İşte karizma...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/7.11.1927-SSCBye_Resepsiyon.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/400/7.11.1927-SSCBye_Resepsiyon.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113232705592915134?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113232705592915134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113232705592915134&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113232705592915134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113232705592915134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/ite-karizma.html' title='İşte karizma...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113232586613573539</id><published>2005-11-18T16:51:00.000+02:00</published><updated>2005-11-18T16:57:46.143+02:00</updated><title type='text'>Güzel bir söz...</title><content type='html'>Filozofların aydınlatamadığı toplumları, şarlatanlar aldatır...!&lt;br /&gt;Condorcet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar doğru dimi? Şu ülkede bir tane bile çıkmayacak mı acaba düzgün laf eden, arkasında kitleleri sürükleyecek bir bilim adamı, bir düşünür, bir ADAM....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113232586613573539?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113232586613573539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113232586613573539&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113232586613573539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113232586613573539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/gzel-bir-sz.html' title='Güzel bir söz...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113231747878239404</id><published>2005-11-18T14:25:00.000+02:00</published><updated>2005-11-18T14:37:58.790+02:00</updated><title type='text'>Kısa metrajlı film...</title><content type='html'>Takıntılıyz ya...Bu seferde kısa metrajlı bir film çekme fikrim var. Konuyu Orsenime açtım. Senaryoyu yaz yapalım dedi. Basit, bütçesi 20 YTL'lik birşey...Kan, ızdırap, animasyon ve sonu belli olmamak şu an ki ana hatlarım..Çift kamerada çalışabilir birz açı yakalamak adına :)) Birazda "Aha da yaptık oldu, ne de güzel oldu, pek de güzel oldu" demek için...Montaj kısmını yine biricik ablam orsen (çok kızıyo onu kötü sıfatlandırınca) yapacak...Çünkü o her kamera görüntümüzden montajları ile ortaya şahane şeyler çıkarır!!!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım şimdi orjinal bir senaryo, özgün bir yapım için elele verecez...Ozocan da gelsin olmazsa bi akşam bakalım şu işe diyorum...Tabii ki Hadiyenin üstün oyunculuk becerileri ve kamera önünde olma merağı ile ortaya iyi bişey çıkar diye tahmin ediyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rumuz : A Film by Hursittin Co.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113231747878239404?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113231747878239404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113231747878239404&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113231747878239404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113231747878239404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/ksa-metrajl-film.html' title='Kısa metrajlı film...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113223693170314842</id><published>2005-11-17T15:48:00.000+02:00</published><updated>2005-11-18T14:20:38.020+02:00</updated><title type='text'>Kafamda dolaşanlar....</title><content type='html'>"Görmek" ile ilgili hiç düşündünüz mü? Nasıl oluyorda bu etten, kastan, sudan oluşan şey görüntü denen şeyi oluşturuyor beynimizde? Yada görüntü dediğimiz şeyler aslında acaba bizim hiçte gördüğümüz gibi şeyler değil mi? Mesela Masmavi denizimiz aslında gerçekten masmavi mi? Yemyeşil ormanlarımızda aynı şekilde...Aynada baktığımız şekil gerçekten bizim şeklimiz mi? Belkide dokunarak hissettiğimiz şeyler ile gördüklerimiz faklı şeylerde beynimiz bize ikisini aynıymış gibi bir oyun oynuyor. Nasıl ama nasıl?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu beyin denen şey peki nasıl çalışıyorda, kasapta buzdolabında duran aynı nesne düşünemiyor. Yada acaba düşünüyorda enerji kaynağı olmadığı için mi aksama var? Yada devreyi tamamlarsak, enerji (ki bu elektrik), bir ağız ve beyin bir arada olsa düşünüp konuşabilir mi? iletişim kurabilmesi için birde duyma organı eklesek aynı sonucu alabilir miyiz? Enerji demişkende benim yediğim Adana kebap, nasıl oluyorda kaslarımı çalıştıracak enerjiyi oluşturuyor? Peki bizim pilimiz neden yok? en iyi akü 3-5 sene giderken bizim pilimiz olmamasına rağmen bu kadar hareketi nereden gelen elektrikle yapıyoruz. Neremizde depoluyoruz? Neden birbirimizi çarpmıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu görmediğimiz ama havadaki moleküllerin taşıdığı ses ve koku içinde geçerli..Ben bunları et parçalarının yapabileceğine nedense inanamıyorum? Demek ki buradan arka planda çalışan yine gözle görülmeyen bir "şey" olduğunu anlıyorum.. EE tamam böyle bir mekanizma da var anladık peki vücut ile nasıl bağlı? Ayak serçe parmağımı sandalyeye vurduğumda acıyan şey vucudum mu yoksa ruhum mu. Diyelim ki ruhum acıdı peki gözümden acı ile akan gözyaşı? Soyutun somuta etkisi mi...Ben sadece düşünerek nasıl oluyorda boylu boyunca uzanan vucudumda ayak parmağımı oynatabiliyorum...Ve ona gelene kadar yüzlerce kas grubunu hiç oynatamadan...Vucudum nasıl anlıyor benim sadece baş parmağımı oynatmak istediğimi.Hiç sesli dile getirmedim bile...Sadece istedim. İstediğim herşeyi vucuduma yaptıran ne yada kim...Bırakın etrafı sadece kendime baktığımda ve biraz düşündüğümde bunların bir tesadüf olması fikri kadar saçma bir şey olmadığını görüyorum...Tek hücreli canlıdan bugüne gelmek zaten en baştan kokuşmuş maddeci bir yaklaşım. Mucizleri görebilmekte bir yetkinlik herhalde..Haksızmıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün bakalım biraz....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halay çekmeye gittim döneceğim....LORKE LORKEEEEEEEE LORKEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113223693170314842?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113223693170314842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113223693170314842&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113223693170314842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113223693170314842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/kafamda-dolaanlar.html' title='Kafamda dolaşanlar....'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113221101848563049</id><published>2005-11-17T09:02:00.000+02:00</published><updated>2005-11-17T09:03:38.493+02:00</updated><title type='text'>Yorumsuz....</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/arkadas.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/arkadas.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113221101848563049?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113221101848563049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113221101848563049&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113221101848563049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113221101848563049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/yorumsuz.html' title='Yorumsuz....'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113213257063115411</id><published>2005-11-16T11:11:00.000+02:00</published><updated>2005-11-16T11:16:10.633+02:00</updated><title type='text'>Japonca mi? Cince mi? Turkce mi?</title><content type='html'>Hic siz bulundugunuz ortamda Turkce konusuldugu halde kendinizi bir Japon gibi hissettiniz mi? Konusulan her kelime ne demek biliyorsunuzdur da bunlar birlesince hani bir mana ifade etmezler...Iste bu aralar cogu zaman bunlari yasiyorum. Ne diyor bu insanlar? Yoksa sadece "aaaa", "oooo", heaheuhe" gibi sesler cikariyolarda ben bunlari "Beatiful Mind" filmindeki gibi sifreler olarak algilayip, ortamda Turkce konusuluyor gibi mi algiliyorum. Bakalim anlamaya calisayim...Belki de sizofrenik bir vakayim :) Yakinda belli olur....&lt;br /&gt;sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113213257063115411?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113213257063115411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113213257063115411&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113213257063115411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113213257063115411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/japonca-mi-cince-mi-turkce-mi.html' title='Japonca mi? Cince mi? Turkce mi?'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113198328842469783</id><published>2005-11-14T17:35:00.000+02:00</published><updated>2005-11-14T17:48:08.440+02:00</updated><title type='text'>Önerim var...!</title><content type='html'>Ortalama kaç sene yaşıyoruz? 70, 80. Şöyle bir öneri şansım olsaydı keşke. Doğalım, ayaklanalım, ergenliği geçirelim...Yaş dayansın 35'e...Sonra? Sonrası şu; Bu sefer sayaç geriye dönsün. 34...33...32..31.......18. Orada dursun. Bir 10 sene de orada kalsın...Sonra yine geriye saysın...15..14..13......Doyamadığımız sürekli iyi olarak andığımız gençlik ve çocukluğumuzu böylece daha bir doya doya yaşamazmıyız? Evet evet...Güzel bir öneri oldu sanki? Yada acaba yine o günlerdeki gibi "ne zaman büyüyeceğim ben yaa" mı derdik? Amaaaaaaannnn herşeyi de sanki irdelememek lazım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydeeeeeee o zaman halaya devam...Lorke lorke....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113198328842469783?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113198328842469783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113198328842469783&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113198328842469783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113198328842469783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/nerim-var.html' title='Önerim var...!'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113198239518507982</id><published>2005-11-14T17:23:00.000+02:00</published><updated>2005-11-14T17:33:15.193+02:00</updated><title type='text'>Toplantı arası...</title><content type='html'>Napıyorum ben? Yok yok şu an? Nerdeyim? Neden beni buraya koydular? Neyle uğraşıyorum? Yaptığım şeyin mânası ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir toplantı bitti diğeri başlayacakmış. Peki ama neden? Yaptığım yada yapmadığım şeylerin bana katkısı ne olacak? Kimim ben? İnsanlarla neden haftalardır bir odada oturup beyaz tahtaya bakıyorum? Sonucu ne? Ödül mü var da acaba buna katlanıyorum? Arada yükselen seslerden uğuldayan kafamı duvara vursam uğultu kesilir mi? Yok yok bunlar rüya herhalde? Uyanacağım ve bu kabus biticek. &lt;br /&gt;En son hatırladığım saklambaç oynuyoduk arka bahçede...Okuldan yeni gelmiştim..yorgundum ve eve çıkmıştım? Evet evet hatırladım..Arabalarım ile oynarken uyuyakalmış olmalıyım....Amaaan ne salağım! Offfff aklıma geldi de yarında Matematik sınavı var....kalkayım da ona çalışayım bari...ooffff offf&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113198239518507982?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113198239518507982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113198239518507982&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113198239518507982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113198239518507982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/toplant-aras.html' title='Toplantı arası...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113189837772957618</id><published>2005-11-13T17:45:00.000+02:00</published><updated>2005-11-13T18:12:57.740+02:00</updated><title type='text'>Motosiklet Sevgisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/01.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/01.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kendimi bildim bileli hayranı ve hastasıyımdır. Motosiklet başka bişey. Bir zamanların At, Avrat, Silah üçlemesi bende Motosiklet, Avrat (Hadiye), Klavye şeklinde devam ediyor. Nedenini açıklamak oldukça zor ama onun üzerindeki serbestliğiniz belkide beni baştan çıkaran şeyi...Özgürce, çizilmiş belirlenmiş yollar dışında hareket edebilme yeteneği...Hiç sevmedim zaten birisinin arkasında onun hızından gitmeyi, yada garip garip şekillendirilmiş yollarda olmayı...Yürüyerek 5 dakikalık yolu dönüp dolaşıp 15 dakikada gitmek beni oldum olası sinir etmiştir. İşte motosikletin bunu bir nebzede olsun düzeltmesine bayılıyorum. Gerektiğinde bir yaya gibi gerektiğinden bir araba gibi gidebilmek...Araba kullananlar bilir daha güzel birşey olamaz herhalde...İğrenç bir trafiktesiniz, kaçacak yeriniz yok...Kalakaldınız oracıkta. "Yeteeeeeeeeeeer" diye bağırmak istersiniz, arabanızın teybinde çalan müziğe eşlik eden binlerce küfür savurursunuz. Öylece arabanızı bırakıp, yürüyerek gitmek istersiniz. Çünkü eviniz yürüyerek 5 dk uzaklığındadır. Çıldırmanın eşiğinde trafik ufak ufak hareketler ile akmaya başlar. Gitse ne olur. Bam tellerinizin sayısında bariz azalmalar olmuştur. İşte böyle bir anda yanınızdan fırt fırt geçen motosikletlere gözünüz takılır. Yol doluymuş, trafik sıkışıkmış, kaza varmış umursamazca ilerlerler. Yeri gelir kaldırıma çıkarlar, yaya geçitlerinden bir yayaymış gibi geçer giderler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda kararımı vermiştim. Çocukluk aşkım, trafikteki özgürlüğüm motosiklet'e sahip olmak. Şimdi kışın geçmesini bekliyorum. Hemen koşup bir adet alacağım. Sonra mı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulda defterime, sırama ağaçlara, yazarım adını&lt;br /&gt;Geri gelen sağlığa, geçen her tehlikeye, yazarım ben adını&lt;br /&gt;"Heeeeyyy Özgürlüüükkkkkkkkk"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113189837772957618?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113189837772957618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113189837772957618&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113189837772957618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113189837772957618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/motosiklet-sevgisi.html' title='Motosiklet Sevgisi'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113189667047988515</id><published>2005-11-13T17:22:00.000+02:00</published><updated>2005-11-13T17:44:30.490+02:00</updated><title type='text'>Onlar Nankör....</title><content type='html'>Bu sefer sakatlandım diye gittik Türkiye Gazetesi Hastanesine...Çok şükür ki hastalıktan veya durup duruken ortaya çıkan bir şikayetten değildi. Bu sefer ki bir "zevk" sonrası durumuydu. Evet yıllar sonra Halı sahada maç yapmıştım. 8 sene sonra. Şirketteki arkadaşlar organize etmişler...Her hafta yapılacakmış. Ayakkabılar formalar ayarladılar..Ama ne oldu? Daha ilk maçın 10. dakikasında ayağımdan bir tıkırtı geldi. "Haydee nereden çıktı bu şimdi" deyip sağa çektim, çıkardım ayakkabıyı. Baktım hafif bir ağrıdan başka bişey yok. "Aman maç kaçıyor" diyerek hemen yeniden ayağıma geçirdiğim gibi koşmaya başladım...Topallamalarla maçı bitirdim..Zevk tatmin edilmiş ufak tefek görünen zararlar ile evin yolu tutulmuştu. Sonra ağrılar arttı arttı arttı. Ertesi gün uyandığımda durum hala pek iç açıcı değildi..Bu sefer ağrı yanında şişliklerde belirmişti. Hastaneye gitme vakti gelmişti. Kırık veya çatlak olabilirdi, çünkü parmaklarımda oynamıyordu. Bir aylık ayrılıktan sonra yine Türkiye Gazetesi Hastanesinin yolunu tuttuk. Yolda da Hadiye ile şakalaştık, " Bu ay daha hiç gitmemiştik" diyerek. Kontroller yapıldı. Kaslarda iç kanama olmuştu. Buz tedavisi ve Lasonil ile iyileşecekti. Doktorla vedalaşıp çıkışa geldik. Bir çift önümüzden geçiyordu. Konuşmalarına şahit olduk :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız : "Buradan mıydı?"&lt;br /&gt;Oğlan : "Hayır şuradan sanırım"&lt;br /&gt;Kız : "Amma da değişmiş buraları yaa"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır değişen bişey yok...Bizim hastanemiz hep aynı. Sizler hasta olmadan bile birazcık daha sık ziyaret etseydiniz, herşeyin 1,5 yıldır aynı olduğunu görürdünüz...Sen üzülme hastanemiz...onlar Nankör...Boşver...!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113189667047988515?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113189667047988515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113189667047988515&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113189667047988515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113189667047988515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/onlar-nankr.html' title='Onlar Nankör....'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113189526159485535</id><published>2005-11-13T17:00:00.000+02:00</published><updated>2005-11-13T18:29:02.740+02:00</updated><title type='text'>Erkekler aciz mi?</title><content type='html'>Yıllarca annem Müşü'nün şevkatli kollarında büyüdüm, yetiştim bu günlerime geldim. Allah razı olsun bir gün bile tık demedi besledi büyüttü. Eğer ki bir erkekseniz ve ilgi, alaka kısacası "paşa","Sefa Pe..gi" olmayı seviyosanız hizmette sınır gözetmeyen anneler bir numaradır. Yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda misali..Orsenin karşı çıkışlarına hatta ayaklandırma teşebbüslerine rağmen ana yüreği ile bir dediğimi iki etmedi. :)&lt;br /&gt; Evlenmeden önce "Eyvaah gidecek bizim paşalık" diye düşünmeden edememiştim. Şimdi evliyim. Bakım şeklim biraz olsun değişikliğe uğramışsa da yinede devam ediyor. :) Hastalanırım karım yetişir, canım sıkılır karım yetişir, karnım acıkır karım yetişir....Şimdi annemin bazı rollerini Canım karım Hadiye'm aldı. Her an yanımda...Koruyucu meleklik sıfatını üstlendi. Bu acaba kadınların içinden gelen bir içgüdü sayesinde mi böyledir? Yoksa biz erkeklerin acizliğinden mi? Yada acaba biz erkekler biraz üşengeçlik-Tembellik, biraz ilgi merakı ve birazda bağımlılıklarımızı bahane ederek hizmet edilmeyi bekleyen akıllı yaratıklar mıyız? &lt;br /&gt;Ben cevabını bilemiyorum çünkü birazcık kırgınlığım ve birazda ayak ağrım var, &lt;br /&gt;- "Honeeeeeeey, baksana biraz"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113189526159485535?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113189526159485535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113189526159485535&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113189526159485535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113189526159485535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/erkekler-aciz-mi.html' title='Erkekler aciz mi?'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113160799062039172</id><published>2005-11-10T09:14:00.000+02:00</published><updated>2005-11-10T09:53:46.540+02:00</updated><title type='text'>Bir 10 Kasım sabahı...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/bayrakaskercopy.0.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/bayrakaskercopy.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yine tüylerim diken diken...Saatin 9:00 olduğunu görünce hemen Büyükdere Caddesi'ni gören bir camın önündeki yerimi aldım. Trafik her zaman ki gibiydi. Yoğun ve sıkıcı. Hava kasvetli. Beklemeye başladım. Bir ara düşündüm. Acaba aşağı insem bina girişinde bir Atatürk büstü varmıdır diye. Olmadığını anımsadım. Zaten aşağı inmek içinde geçti. Senede 1 kere becerebildiğimiz anma töreni sirenler eşliğinde başlamıştı. O koca şehir biraz unutkanlığın etkisi, birazda sabah mahmurluğundan sebep biraz gecikmeli de olsa olduğu yerde durdu. Arabalardan inildi. Tüyler hep diken diken. Sadece Atatürk'ü değil tüm şehitleri de andık bu vesileyle. İyi ki vardınız. Büyük işler başardınız...Ruhunuz Şad olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113160799062039172?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113160799062039172/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113160799062039172&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113160799062039172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113160799062039172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/bir-10-kasm-sabah.html' title='Bir 10 Kasım sabahı...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113143335988547981</id><published>2005-11-08T08:51:00.000+02:00</published><updated>2005-11-08T09:02:39.903+02:00</updated><title type='text'>Neden yaşıyoruz....</title><content type='html'>Neden yaşıyoruz. Bu kısıtlı ömrümüzü nelere harcıyoruz. Asıl yaradılış amacımızdan fazlasıyla mı sapıyoruz. Dünya nimetleri yerine topu topu ortalama 65 yıllık hayatımızın dörtte birini okullara, geri kalan dörtte ikisini işlerimize (ki bu benim için 14 inc bir monitore bakmaktan ibaret) sona kalan dörtte birinide boş boş oturarak harcıyoruz. En keyifli olması gereken, herşeyi yapabildiğin, gücünün kuvvetinin yerinde olduğu 15-35 arasını çok savurganca harcıyoruz. Nasıl olabilirdi de uygun kullanabilirdik ki peki...Tek çözüm olarak "hayata başlarken bir altın tepsi ile doğmak" olabileceği geliyor insanın aklına. Çünkü o altın tepsi yoksa sen kendi altın tepsini yaratmak için uğraşıyorsun. Sonunda onu yaratabilmen içinde dirseklerin çürüyor, beynin pörsümüş süngere dönüyor, vücudun çöküyor ve yaşlanıyorsun...hayattan zevk alamaz hale geliyorsun. altın tepsini kullanabilme zamanın geldiğinde ise iş işten geçmiş oluyor. Çünkü artık genç değilsin. İsteklerini artık vücudun kabullenmiyor. Keyif alarak çalışabilmek, istediğin işleri yapabilmek en azından biraz olsun insanı bu dönemlerinde biraz olsun rahatlatabilir. Ama hepsi o. Birazcık rahatlatmak. Hayattan keyif alma yolunu ise, bol insan ilişkisi ile bulmuşumdur. Fazla paylaşım ile. Ne kadar insan, o kadar düşünce, o kadar gelenek görenek, anılar....Kendini kapatmadan bol muhabbet. Tabi işlerimizden fırsat buldukça...Sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113143335988547981?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113143335988547981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113143335988547981&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113143335988547981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113143335988547981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/neden-yayoruz.html' title='Neden yaşıyoruz....'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113123028037161480</id><published>2005-11-06T00:27:00.000+02:00</published><updated>2005-11-06T00:38:00.376+02:00</updated><title type='text'>Bir çıkmaz daha...</title><content type='html'>Bıktım bu teknolojiyi takip etmekten..Birazda o bizi takip etse yahu. Durmadan kaçıyor biz kovalıyoruz. Şimdi de fena halde kafayı Kameradan PC'ye görüntü aktarmaya takmış durumdayım. Ne olacak peki aktarsam? Ben cevabı vereyim...Hiç&lt;br /&gt;Git ver kasedi dışarıda bu işi yapan dükkanlara..Neyse ver parasını...Niye illaki "ben yapacağım bu işi" takıntısı! Dışarda yapan var işte ver parasını! yooook olmaz..takip ediyoruz ya işte bunu da öğrenicem ondan sonra sıkılıp yapmayacağım. Ben biliyorum kendimi. Heves bitene kadar. Kafayı bu zırvalarla doldur dur...Neyse şimdi bu işteyim...Değişik terimleri internetten aradım buldum. IEEE1394, PCI, Firewire vs vs işte....Allahtan ADSL almışızda bedavadan araştırıp buluyoruz :))&lt;br /&gt;sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113123028037161480?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113123028037161480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113123028037161480&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113123028037161480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113123028037161480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/bir-kmaz-daha.html' title='Bir çıkmaz daha...'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113083421157030014</id><published>2005-11-01T10:35:00.000+02:00</published><updated>2005-11-01T10:36:51.576+02:00</updated><title type='text'>Kapak olsun....</title><content type='html'>Gözlerimizin kapakları olduğu gibi kulaklarımızında kapakları olsaydı...Böylece duymak istemediklerimizi, görmek istemediklerimize ekleyebilirdik...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113083421157030014?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113083421157030014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113083421157030014&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113083421157030014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113083421157030014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/11/kapak-olsun.html' title='Kapak olsun....'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113079139692304916</id><published>2005-10-31T22:33:00.000+02:00</published><updated>2005-11-01T10:39:12.536+02:00</updated><title type='text'>Sakaryaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/r23.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/320/r23.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Haniii büklüüüüüm büklümmmmm akaryaaaa...Ne savaşlar olmuş orada..Cansiperane bir savunma...Allah rahmet eylesin...Hele o kadınlar yok mu...O kadınlar ki yerleri cennet olsun bu mücadelenin bel kemikleri...Şerefsiz İng.ler..Her zaman ki tavırlarını, ukalalıklarını yaymaya çalışmışlar...Ama o nehir, o dağlar, o otlaklar o tepeler...Dile gelselerde bir konuşsalar...Evet..Sakarya benim kalbimde bir başka...KEşke o dönemde olsaydım da bende bir iki mermi yaksaydım...Ama sadece 1-2...Çünkü mermi yüklü kağnılar daha yolda...İneboludan geliyorlar..Kadınların, kadınlarımızın sürdükleri kağnılarda...O günleri bilmeden bu günlerin kıymetini nasıl bilebiliriz ki...Çıplak ayaklı askerlerimizi, deri ile kanatları kaplanmış uçaklarımızı, yiyecek bir somunu bile olmayan askerimizi...Birde ne var? Ruh...Kenetlenilmiş, ortak dava...Bu ülke insanı zorda kalınca bunu yapabiliyor...Peki neden şu an bu kadar kavga dövüş çirkinlik...Birlik olalım, bu vatan ve üzerindekiler hepimizin...Öpüldünüz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113079139692304916?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113079139692304916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113079139692304916&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113079139692304916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113079139692304916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/10/sakaryaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa.html' title='Sakaryaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-18503444.post-113079045627434414</id><published>2005-10-31T22:20:00.000+02:00</published><updated>2005-10-31T22:48:30.606+02:00</updated><title type='text'>Nerden çıktı bu hurşittin?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/1600/84.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5247/1812/200/84.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşım kankardeşim alperle birbirimize garip isimler takmak gibi antika bir huyumuz vardır.Hurşit, Cemşit, Kamil...O gün bugündür Hurşit ismi bende ciddi izler bırakır. Eniştem ozan (ablamın eşi) artık yeni bir isme sahip...Hurşit...Ama yenigün olanında değil, pezek olanından :))&lt;br /&gt;Google da Hurşit yazdım..Çıkan resim ise buydu..enteresan? yoksa hurşit ismi insanlarda bu imajı mı doğuruyor? Yoksa benim içimdeki şey mi bu resim? Belki de bu resmin ifade ettikleri oluşturdu hurşit ismini beynimin kıvrımlarında....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/18503444-113079045627434414?l=hursittin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hursittin.blogspot.com/feeds/113079045627434414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=18503444&amp;postID=113079045627434414&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113079045627434414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/18503444/posts/default/113079045627434414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hursittin.blogspot.com/2005/10/nerden-kt-bu-hurittin.html' title='Nerden çıktı bu hurşittin?'/><author><name>Orkun Küçüktamer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17288545917595384581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
